12 Aralık 2015 Cumartesi

Vorfreude

almanların kısa ve öz kelimelerinden biri daha.. vor, "öncesinde" anlamına gelen, zaman bağlamında* "önce olma" manasını taşıyan, ingilizce'deki pre eki ile aynı işlevi gören bir ön ek. freude ise – schadenfreude sözcüğünden hatırlayacağınız üzere - sevinç, sevinme, zevk, haz gibi kavramların almanca’daki karşılığı. yani, birkaç basit aritmetik işlemiyle* görüyoruz ki, vorfreude sözcüğünden önsevinç, "öncü zevk" gibi bir mana çıkıyor. ya da ingilizce karşılamaya çalışırsak "pre-delight", "before-joy", hatta beni vorfreude kavramıyla tanıştıran kai krause’nin uydurmasıyla "forefun".

heyecanla beklenen bir anın yaklaştığını fark etmenin tadı, artık daha fazla dayanamayacağınızı, sabrınızın tükendiğini düşündüğünüz dakikalardaki iç kıpırtısının hazzı, türkçe’de maalesef tam karşılığı olmayan anticipation’ın mutluluğudur bu. başka bir deyişle, vorfreude, küçük prens’teki tilkinin kalp çarpıntısıdır. ("aynı saatte gelmen daha iyi olur," dedi tilki." örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. mutluluğum her dakika artar. saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez. insanın belli alışkanlıkları olmalı...")


hakikaten olmalı be tilki kardeş. zorlama bir karakterdin, biraz fazla didaktik takılıyordun, "insan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir." gibi beylik laflar ediyordun zaman zaman, ama burada çok doğru bir noktaya temas etmişsin bak, mis gibi açıklamışsın vorfreude kavramını.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder