sadece resimlerine bakmak için aldığım, fakat
poşetinden çıkarıp içini açınca tek bir fotoğraf bile ihtiva etmediğini görerek
hüsrana uğradığım "journal of sex research" dergisinde geçen ay
yayımlanan bir araştırmaya göre, kadınlar seviştikleri tüm erkeklere sen benim
ikinci erkegimsin demeseler bile, cinsel partner sayısı konusunda erkeklere
nazaran çok daha fazla yalan söylüyorlar; seks hayatları konusunda gerçekleri
çarpıtmaya (veya saklamaya) çok daha meyilli oluyorlar.
1960'lardan beri yapılan kamuoyu araştırmalarında
erkeklerin her zaman kadınlardan daha fazla kişiyle beraber olduklarını iddia
ettikleri zaten biliniyor; ki bu da istatistiksel ve mantıksal olarak imkansız
bir durum (a kişisi b kişisiyle sevişmişse, b kişisi de a kişisiyle sevişmiş
demektir, ya ikisi de birbirinin partneridir, ya da ikisi de değildir.) mesela
heteroseksüel ingiliz erkekleri hayatları boyunca ortalama olarak 13 kadınla
seviştiklerini iddia ederlerken, ingiliz kadınları hayatlarında ortalama 9
kişiyle olduklarını söylüyorlar. bu uyumsuzluğun, bu tutarsızlığın uzun süre
erkeklerin seks hayatlarını abartmalarından, gerçekte olduklarından daha fazla
insanla beraber olduklarını iddia etmelerinden kaynaklandığı sanılırmış. fakat
bu yaygın kanıya inanmakla yetinmeyen ve zaten seks konusunda bir deney yapmak
için bahane arayan amerikalı bilimadamları "fırsat bu fırsat" diyerek
kolları sıvamışlar, ve de gerçekte kimin (veya kimlerin) yalan söylediğini su
yüzüne çıkarmak için şöyle bir deney hazırlamışlar:
18-25 yaşları arasındaki 200 heteroseksüel
üniversite öğrencisi kız (ki çok ilginçtir, bu da tam benim icq white
pages'deki arkadaş arama kriterlerime denk geliyor) 3 gruba ayrılmış. birinci
gruba hem isimlerinin hem de beraber oldukları kişi sayısının sorulduğu yazılı
bir anket verilmiş, ve cevaplarının araştırmacılar tarafından okunabileceği
söylenmiş; ikinci gruptakiler aynı anketi anonim olarak cevaplamışlar. üçüncü
gruptakilerin ise ellerine, kollarına ve boyunlarına elektrodlar bağlanmış ve
de anketteki soruları cevaplarken bir yalan makinesine bağlı olacakları
söylenmiş (ama aslında çalışan bir poligrafa bağlı değillermiş - yalancı bir
yalan makinesi söz konusu). bu deney sonucunda anlaşılıyor ki kadınların cinsel
partner sayıları hakkındaki söylemleri american pie 2(ki hayatta en sevdiğim 2.
filmdir, american pie'dan sonra) filminden aşina olduğumuz rule of three'ye
bağlı olmasa da çok şaşırtıcı: cevaplarının araştırmacılar tarafından
okunacağını düşünen denekler ortalama 2.6 cinsel partnerleri olduğunu
söylüyorlar, cevaplarının anonim olduğunu bilenler ortalama 3.4 kişiyle beraber
olduklarını iddia ediyorlar (hatta bir denek "bugüne kadar tamı tamına 3.4
kişiyle seviştim" demiş, ona anlam veremedim), yalan makinesine bağlı
olduğunu sananların ortalama partner sayısı ise 4.4'e çıkıyor. yani kadınlar
verdikleri cevabın anonim olduğunu bilince ve tahminen daha dürüst olunca,
ortalama partner sayısı da artıyor. eğer yalan söylerlerse yakalanacaklarını ve
utanç verici bir duruma düşeceklerini düşündüklerinde ise (ki bu durumda daha
da dürüst olmaları beklenir, çünkü yalan söylemenin götürüsü daha fazla),
ortalama partner sayısı da daha yüksek çıkıyor. cevaplarının isimlerine birebir
bağlanabileceği, fakat yalan söylerlerse yakalanma ihtimalleri olmayan senaryo
da ise, ortalama partner sayısı çok daha aşağılarda (bir önceki senaryonun
neredeyse yarısı seviyesinde) seyrediyor. öte yandan aynı deney erkekler
üzerinde yapıldığında, toplam cinsel partner sayısı konusundaki iddialarda
böyle şartlara bağlı bir oynama, bir tutarsızlık gözlemlenmiyor. yalan
makinesine bağlı olduğunu sananlar ortalama 4, cevaplarının okunacağını
düşünenler 3.7, anonim denekler ise 3.9 kişiyle seks yaptıklarını söylüyorlar.
velhasıl kelam, "kaç kişiyle oldun
hayatta?" sorusuna verilen cevaplarda cinsiyetler arasında görülen
tutarsızlığın sorumlusu kadınlarmış; daha doğrusu kadını cinselliğini saklamaya
zorlayan, seksi utanç verici, zevk almaması gereken bir şeymiş gibi tanıtan,
her istediğiyle yatıp kalkarsa çapkın değil orospu olarak görüleceğini
söyleyen, cinselliğini doyasıya yaşasa da "masum" ve tecrübesiz
gözükmesini öğütleyen, ve sen benim ikinci erkeğimsin cümlesini bir savunma
mekanizması olarak kadının beynine kazıyan toplumsal baskılar ve
beklentilermiş. kadınlar uçkurlarına düşkün bir görüntü çizmemeleri gerektiğini
düşünüyorlar, seksi sadece evlilik veya uzun süreli ilişki bağlamında ve
monogamik olarak düşündükleri izlenimini yaratma ihtiyacı duyuyorlar. sosyolok
ecevit'ten bir alıntı yapmam gerekirse, "ne acı..."
neyse, erkekler sandığımız kadar yalancı değillermiş
cinsel hayatları konusunda, çılgınlar gibi abartmıyorlarmış beraber oldukları
insan sayısını.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder