16 Aralık 2015 Çarşamba

Silly

her sözcüğün bir öyküsü var." diye düşünüp iç geçirenleri, dile meftun insanları, amatör dilbilimcileri bugün "silly" sözcüğünün tarihçesini öğrendiğimde daha iyi anladım. günümüzde "budala, şapşal, sersem, salak" vb. anlamlarda kullanılan silly sözcüğü aslında etimolojik hayatına eski ingilizce'de "kutsanmış/kutsal"* manasında bir kelime olarak başlamış. fakat, gel zaman git zaman, "kutsanmış"'ın içersindeki "masumiyet" iması ön plana çıkmış, "silly"'nin özgün anlamı yavaş yavaş unutulmuş, ve ortaçağlara gelindiğinde "silly" artık sadece "masum" anlamında kullanılır olmuş. mesela 1400 yılı civarında şöyle cümlelerde karşımıza çıkıyor silly: "cely art thou, hooli virgyne marie" (silly art thou, holy virgin mary) ("hooli"'ye ben de güldüm.) fakat silly'nin evrimi bununla da kalmamış, "masumlara şefkat gösterilmelidir; masum olan, şefkatı hakedendir." mantığıyla, bir sonraki aşamada "şefkat görmeyi hakeden, merhamet gösterilesi" anlamı da yüklenmiş silly sözcüğünün omuzlarına. mesela 1470'ten kalma bir duvar yazısı şöyle diyor: "sely scotland, that of helpe has gret neide" (yine temizleyelim ingilizcesini: "silly scotland, that of help has great need.") lakin, silly'nin tuhaf etimolojik macerası burada da bitmiyor. kim şefkate muhtaçtır, kimlere şefkat gösterilir? zayıf, güçsüz, aciz olanlara. "silly" sözcüğünün de bir metamorfoza daha uğrayıp "zayıf, aciz" manasında bir sözcüğe dönüşmesi uzun sürmemiş. (yaklaşık 200 yıl sürmüş aslında, ama evrenin yaşı veya homo sapiens sapiens'ın tarihçesi düşünüldüğünde pek de uzun sayılmaz.) misal olarak 1663'ten kalma şu salata tarifine bakalım: "thou onely art the mightie god, but i a sillie worm." (you only are the mighty god, but i am a silly worm. sanırım "salatanıza solucan eklemeyi unutmayın" diyor burada şair.) (solucanlı esprimle midenizi bulandırmadım umarım. eğer "solucan" kısmı değil de, esprinin kalitesizliği midenizi bulandırdıysa, bir şey diyemem.) neyse, geçtiğimiz 300 yıl içinde son bir dönüşüme uğrayan "silly", "zayıf, aciz, muhtaç" anlamını kaybederek, önce "zayıf"'ın akrabası sayılabilecek "cahil, basit" manasına oradan da kısa bir vapur yolculuğuyla "şapşal, sersem, salak" manalarına ulaşmış, "kutsanmış" veya "masum, saf" gibi anlamlarından eser kalmamış.


gün gelir de zaman yolculuğu teknolojisi icat edilirse, siz de kalkıp 1300'lerin ingilteresine yolculuk yapacak olursanız, aman dikkat edin, silly kelimesini "şapşal, salak" gibi anlamlarda kullanmayın, gülünç duruma düşersiniz, alay konusu olursunuz. bir de o zamanlarda "hello" kelimesi "eşinize karşı derin duygular besliyorum, onunla cinsel münasebete girmeyi arzuluyorum" demekmiş, o hususta da uyarmadı demeyin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder