her sözcüğün bir öyküsü var." diye düşünüp iç
geçirenleri, dile meftun insanları, amatör dilbilimcileri bugün
"silly" sözcüğünün tarihçesini öğrendiğimde daha iyi anladım.
günümüzde "budala, şapşal, sersem, salak" vb. anlamlarda kullanılan
silly sözcüğü aslında etimolojik hayatına eski ingilizce'de
"kutsanmış/kutsal"* manasında bir kelime olarak başlamış. fakat, gel
zaman git zaman, "kutsanmış"'ın içersindeki "masumiyet"
iması ön plana çıkmış, "silly"'nin özgün anlamı yavaş yavaş
unutulmuş, ve ortaçağlara gelindiğinde "silly" artık sadece
"masum" anlamında kullanılır olmuş. mesela 1400 yılı civarında şöyle
cümlelerde karşımıza çıkıyor silly: "cely art thou, hooli virgyne
marie" (silly art thou, holy virgin mary) ("hooli"'ye ben de
güldüm.) fakat silly'nin evrimi bununla da kalmamış, "masumlara şefkat
gösterilmelidir; masum olan, şefkatı hakedendir." mantığıyla, bir sonraki
aşamada "şefkat görmeyi hakeden, merhamet gösterilesi" anlamı da
yüklenmiş silly sözcüğünün omuzlarına. mesela 1470'ten kalma bir duvar yazısı
şöyle diyor: "sely scotland, that of helpe has gret neide" (yine
temizleyelim ingilizcesini: "silly scotland, that of help has great
need.") lakin, silly'nin tuhaf etimolojik macerası burada da bitmiyor. kim
şefkate muhtaçtır, kimlere şefkat gösterilir? zayıf, güçsüz, aciz olanlara.
"silly" sözcüğünün de bir metamorfoza daha uğrayıp "zayıf, aciz"
manasında bir sözcüğe dönüşmesi uzun sürmemiş. (yaklaşık 200 yıl sürmüş
aslında, ama evrenin yaşı veya homo sapiens sapiens'ın tarihçesi düşünüldüğünde
pek de uzun sayılmaz.) misal olarak 1663'ten kalma şu salata tarifine bakalım:
"thou onely art the mightie god, but i a sillie worm." (you only are
the mighty god, but i am a silly worm. sanırım "salatanıza solucan
eklemeyi unutmayın" diyor burada şair.) (solucanlı esprimle midenizi
bulandırmadım umarım. eğer "solucan" kısmı değil de, esprinin
kalitesizliği midenizi bulandırdıysa, bir şey diyemem.) neyse, geçtiğimiz 300
yıl içinde son bir dönüşüme uğrayan "silly", "zayıf, aciz,
muhtaç" anlamını kaybederek, önce "zayıf"'ın akrabası
sayılabilecek "cahil, basit" manasına oradan da kısa bir vapur
yolculuğuyla "şapşal, sersem, salak" manalarına ulaşmış,
"kutsanmış" veya "masum, saf" gibi anlamlarından eser
kalmamış.
gün gelir de zaman yolculuğu teknolojisi icat
edilirse, siz de kalkıp 1300'lerin ingilteresine yolculuk yapacak olursanız,
aman dikkat edin, silly kelimesini "şapşal, salak" gibi anlamlarda
kullanmayın, gülünç duruma düşersiniz, alay konusu olursunuz. bir de o
zamanlarda "hello" kelimesi "eşinize karşı derin duygular
besliyorum, onunla cinsel münasebete girmeyi arzuluyorum" demekmiş, o
hususta da uyarmadı demeyin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder