ing. "öyle olmadığını söyle joe" veya
"duyduklarımızın yalan olduğunu söyle joe" anlamında deyim. joe
adında bir tanıdığınız olmasa da, "ne olur duyduklarım doğru olmasın"
anlamında kullabilirsiniz. hemen aktarmak istediğim oldukça içli bir hikayesi
vardır bu deyişin:
bahsedilen joe, 1900'lü yılların başlarında üne
kavuşmuş bir beyzbol oyuncusu olan "shoeless joe jackson"'dır (ki
kendisi hala pek çok beyzbol yazarı ve üstadı tarafından gelmiş geçmiş en iyi
oyunculardan biri olarak kabul edilir. "shoeless" lakabını almasının
sebebi beyzbolu çıplak ayakla oynamasıydı. bu da pek gereksiz bir açıklama oldu
sanki..) belki field of dreams filminden hatırlarsınız: 1919 yılında amerika'da
beyzbol liginin şampiyonluk serisi*chicago white sox ve cincinnati reds
takımları arasında oynanıyordu, ve de white sox çok üstün bir takımdı,
kazanmasına kesin gözüyle bakılıyordu (üç büyüklerden biriyle siirt köy
hizmetleri arasındaki bir futbol maçı gibi düşünün.) nitekim seriye şike karıştı,
white sox oyuncuları maçları chicago'nun ve midwest bölgesinin ileri gelen
mafya babalarından ve kumarbazlarından aldıkları rüşvetler karşılığı sattılar,
bilerek seriyi kaybettiler, ve de cincinnati reds şampiyon oldu. zamanın ünlü
bir federal yargıcının başkanlığındaki bir heyetin yaptığı soruşturma sonucunda
bu şike ortaya çıktı, ve de tüm white sox oyuncuları hayat boyu beyzboldan men
edildiler. yalnız ilginç olan şuydu: shoeless joe dışındaki tüm oyuncular şike
yaptıklarını sonunda itiraf ettiler, shoeless joe ise öldüğü güne dek masum
olduğunu, şike yapmadığını iddia etti. ve şampiyonluk serisindeki performansı
da onu haklı çıkarır gibiydi. beyzbolun incelikleri uzun uzadıya anlatıp
içinizi baymadan nasıl anlatabilirim bilmiyorum, ama bir analojiyle anlatmayı
deneyeyim: 7 maçta 4 gol atan bir forvet, veya 4 maçta sadece 2 gol yiyen bir
kaleci, hatta daha iyisi, 7 maç boyunca 27 sayı ve 11 rebound averajla oynayan
bir basketçi düşünün. shoeless joe'nun performansı da bunlara yakındı. oldukça
iyi, fakat muhteşem denilemeyecek, "shoeless joe" için vasat bile
sayılabilecek bir performans. öte yandan, soruşturma komisyonunun elinde de
shoeless joe'nun mafyadan para aldığı yönünde gayet inandırıcı bir takım
deliller vardı. uzun lafın kısası, "shoeless joe" bir daha asla
beyzbol oynayamadı, ve de bugün dahi bariz bir hall of famer olmasına rağmen
hall of fame'e alınmış değildir. ama şike yapıp yapmadığı konusunda her zaman
bir belirsizlik süregeldi, para karşılığında takımına, beyzbola, ve
hayranlarına ihanet edip etmediği asla kesinlik kazanmadı.
işte "say it aint so joe" ona hayran olan
ve şike yaptığına inanmayan, inanmak istemeyen küçük çocukların ona
haykırışıdır. daha genel olarak, çok sevilen ve sayılan bir insanla ilgili bir
hayal kırıklığı söz konusu olduğunda, bir kahramanın, bir idolün sanıldığı gibi
bir insan olmadığı, hilekar, yalancı, kötü kalpli birisi olduğunun öğrenildiği,
gerçek ve çirkin yüzünün ortaya çıktığı, ama insanın bunu kabul etmek
istemediği, inanasının gelmediği durumlarda kullanılan bir terimdir. bahsedilen
kişiye hüzün ve kalp kırıklığıyla bezenmiş bir haykırış, bir yalvarıştır:
"lütfen duyduklarım doğru olmasın joe..."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder