13 Aralık 2015 Pazar

Say it ain't so joe

ing. "öyle olmadığını söyle joe" veya "duyduklarımızın yalan olduğunu söyle joe" anlamında deyim. joe adında bir tanıdığınız olmasa da, "ne olur duyduklarım doğru olmasın" anlamında kullabilirsiniz. hemen aktarmak istediğim oldukça içli bir hikayesi vardır bu deyişin:

bahsedilen joe, 1900'lü yılların başlarında üne kavuşmuş bir beyzbol oyuncusu olan "shoeless joe jackson"'dır (ki kendisi hala pek çok beyzbol yazarı ve üstadı tarafından gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan biri olarak kabul edilir. "shoeless" lakabını almasının sebebi beyzbolu çıplak ayakla oynamasıydı. bu da pek gereksiz bir açıklama oldu sanki..) belki field of dreams filminden hatırlarsınız: 1919 yılında amerika'da beyzbol liginin şampiyonluk serisi*chicago white sox ve cincinnati reds takımları arasında oynanıyordu, ve de white sox çok üstün bir takımdı, kazanmasına kesin gözüyle bakılıyordu (üç büyüklerden biriyle siirt köy hizmetleri arasındaki bir futbol maçı gibi düşünün.) nitekim seriye şike karıştı, white sox oyuncuları maçları chicago'nun ve midwest bölgesinin ileri gelen mafya babalarından ve kumarbazlarından aldıkları rüşvetler karşılığı sattılar, bilerek seriyi kaybettiler, ve de cincinnati reds şampiyon oldu. zamanın ünlü bir federal yargıcının başkanlığındaki bir heyetin yaptığı soruşturma sonucunda bu şike ortaya çıktı, ve de tüm white sox oyuncuları hayat boyu beyzboldan men edildiler. yalnız ilginç olan şuydu: shoeless joe dışındaki tüm oyuncular şike yaptıklarını sonunda itiraf ettiler, shoeless joe ise öldüğü güne dek masum olduğunu, şike yapmadığını iddia etti. ve şampiyonluk serisindeki performansı da onu haklı çıkarır gibiydi. beyzbolun incelikleri uzun uzadıya anlatıp içinizi baymadan nasıl anlatabilirim bilmiyorum, ama bir analojiyle anlatmayı deneyeyim: 7 maçta 4 gol atan bir forvet, veya 4 maçta sadece 2 gol yiyen bir kaleci, hatta daha iyisi, 7 maç boyunca 27 sayı ve 11 rebound averajla oynayan bir basketçi düşünün. shoeless joe'nun performansı da bunlara yakındı. oldukça iyi, fakat muhteşem denilemeyecek, "shoeless joe" için vasat bile sayılabilecek bir performans. öte yandan, soruşturma komisyonunun elinde de shoeless joe'nun mafyadan para aldığı yönünde gayet inandırıcı bir takım deliller vardı. uzun lafın kısası, "shoeless joe" bir daha asla beyzbol oynayamadı, ve de bugün dahi bariz bir hall of famer olmasına rağmen hall of fame'e alınmış değildir. ama şike yapıp yapmadığı konusunda her zaman bir belirsizlik süregeldi, para karşılığında takımına, beyzbola, ve hayranlarına ihanet edip etmediği asla kesinlik kazanmadı.


işte "say it aint so joe" ona hayran olan ve şike yaptığına inanmayan, inanmak istemeyen küçük çocukların ona haykırışıdır. daha genel olarak, çok sevilen ve sayılan bir insanla ilgili bir hayal kırıklığı söz konusu olduğunda, bir kahramanın, bir idolün sanıldığı gibi bir insan olmadığı, hilekar, yalancı, kötü kalpli birisi olduğunun öğrenildiği, gerçek ve çirkin yüzünün ortaya çıktığı, ama insanın bunu kabul etmek istemediği, inanasının gelmediği durumlarda kullanılan bir terimdir. bahsedilen kişiye hüzün ve kalp kırıklığıyla bezenmiş bir haykırış, bir yalvarıştır: "lütfen duyduklarım doğru olmasın joe..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder