avrupa'nın
asilzade sınıfına verilen bu takma ismin kaynağı ne halk tarafından farklı bir
ırk olduklarının ve kanlarının gerçekten mavi aktığının düşünülmesi; ne de
soyluların beyaz tenleri sebebiyle kollarındaki yüzeye yakın damarların mavi
mavi gözükmesi, ve güneş altında tarlada çalışan yanık tenli halkla tezat
yaratmalarıdır (ama bu terimin doğuşunun mavi damarlarla bir ilgisi vardır
gerçekten.) soyu kraliçe isabella ve kral 2. ferdinand'a kadar dayanan bir
asilzade olarak, işin aslını siz sevgili sözlükçülerle paylaşmak isterim:
bildiğiniz
gibi, ispanya yaklaşık 500 yıl boyunca endülüs emevileri'nın egemenliğindeydi.
ve takdir edersiniz ki, bu emevi hükümdar sınıfı, kendilerine tabii olan
ispanyol aristokratlar (daha doğrusu kastilyalıydılar, zira daha ispanya
krallığı kurulmamıştı) tarafından pek de sevilmiyorlardı. işte bu yerel
soylular, kendilerini emevi hükümdarlarından ve soylularından ayırt etmek için
bu takma ismi şeçtiler, ve kendilerine "sangreazùl" (yani "blue
blood", yanı "mavi kan") diye hitap etmeye başladılar. peki,
niçin "sangreazùl"? biliyorsunuz, emeviler arabistan kökenli, ve
dolayısıyla, koyu tenli bir ırktılar, ve ispanyol aristokrasisi bu sarkastik
takma isim ile, tenlerinin ne kadar beyaz olduğunu vurgulamayı (ne kadar beyaz?
"mavi damarlarımızın görünebileceği kadar" - mübalağa yani), ve
dolayısıyla, emevilerin beyaz olmadıklarının - "kara kuru araplar"
olduklarının - altını çizmeyi amaçlıyorlardı. yanı anlayacağınız, bu takma
ismin seçilmesinin amaçc, üstü kapalı bir şekilde ırkçılık yapmak, emevilerin
tenlerinin rengiyle inceden inceye dalga geçmekti . (utandım şimdi soylu
atalarımdan, şatomda bu gece düzenleyeceğim maskeli baloyu iptal edesim var
neredeyse.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder