sevgili trinkaus renkli akademik çalışmalarından
ilkini 1978 yılında yayınlamış, seçtiği konu ise potansiyel juri üyelerinin
motivasyonlarıymış, ve de incelemelerden elde ettiği veriler ışığında,
potansiyel jüri üyelerinin "jüri görevini ifa etmek isteyenler" ve
"jüri görevini ifa etmek istemeyenler" olarak ikiye ayrıldığı
sonucuna varmış (inanın ben de sizin kadar şaşırdım). hemen ertesi sene ise,
çalışanların işe geliş ve işten ayrılış saatleri üzerine yaptığı araştırma
sonucunda, üst düzey yöneticilerin işyerine erken gelip geç ayrıldıkları, orta
ve alt seviye çalışanların, yani emekçilerin ise mesai başlamadan kısa bir süre
önce işyerine geldiklerini, ve mesai bitiminde oyalanmadan işyerini
terkettiklerini keşfetmiş. gündelik hayata dair banal gözlemler yapmanın ve
şaşırtmayan sonuçlar elde etmenin* tadını bir kere alınca kendine hakim
olamayan trinkaus, ilerleyen yıllarda bit pazarında alışveriş eden
tüketicilerin satın aldıkları eşyaların gerçek değerleri hakkında bilgisiz
olduklarını, asansördeki insanların "aşağı mı (veya yukarı mı)
gidiyor?" sorusuna genelde bir veya iki kelimelik cevaplar verdiklerini
("evet", "hayır", "fenerbahçe") ve sohbeti fala
uzatmadıklarını, ve aklınıza gelmeyecek daha nice bariz trendleri, gizli kaldığına
inandığı gün gibi aşikar gerçekleri su yüzüne çıkarmış (haksızlık da etmeyeyim,
nadir de olsa arada şaşırtıcı, beklenmedik sonuçlar ve bulgular da çıkıyor).
yalnız, beni en çok güldüren, zevzek eğlence anlayışıma en çok hitap eden,
biyoritm konusunda 1982 yılında yaptığı ilk araştırmasına şaşırıp
"biorhythms: another look" başlığını atmış olması oldu
("biorhythms: an informal look" nerede sevgili trinkaus?)
trinkaus'un merakını cezbeden konular müthiş bir
çeşitlilik gösterseler de, bazı konuların kendisine daha çekici geldiği, hatta
bu konulara obsesyona yaklaşan bir ilgi duyduğu ve üstlerinde tematik çalıştığı
da yadsınamaz. mesela yukarıda da bahsettiğim "dur işaretlerine
riayet" meselesi, trinkaus yaşlandıkça* araştırmalarında beliren
zaman/bekletilme süreleri/rötarlar teması, ve bir de minivan süren kadınlar
konularındaki takıntısı. bu çalışmaların her birine değinmem, hepsini özetlemem
maalesef imkansız - siz de istemezdiniz zaten - fakat yine de çalışmalarının
başlıklarından ve bulgularından bir kuple sunayım, siz de john w. trinkaus'un
tuhaf araştırmalarının, kendine has dünyasının, "trinkaus'un harikalar
diyarı"'nın keyfine varın:
“jury service: an informal look,”
“workers’ arrivals and departures: an informal
look,”
“buyers’ price perception at a flea market: an
informal look,”
“honesty at a motor vehicle bureau: an informal
look,”
“stop sign compliance: an informal look,” (new
york'un ismi meçhul bir suburb'ünde yapılan araştırma, sürücülerin dur
işaretine uyum oranlarının zaman içerisinde düşüş gösterdiğini ortaya koymuş.)
“biorhythms: another look,” (881 kaza raporunun
inceleyen trinkaus, biyoritmik devrelerin kaza oranlarına etkisi olmadığını
göstermiş ve böylece de biyoritm teorilerinin inanılırlığına gölge düşürmüş.)
“arcade video games: an informal look,” (new york
city'deki bir tren istasyonunun oyun odasındaki 5 pac-man ve 6 ms. pac-man
makinesindeki gözlemlerde, tüm makinelerin sürekli kullanımda olduğunu,
erkek/kadın oranının 8'e 3 olduğunu, ve de sabah (7-9 buçuk arası) ve öğlen (11
buçuk ile 2 arası) saatlerinde ortalama iki oyun, akşam (4-6:30) ise ortalama
üç oyun oynandığı ortaya çıkmış.)
“stop-light compliance -- an informal look,”
“stop sign compliance -- another look,”
“compliance with parking for handicapped: an
informal look,” (bir alışveriş merkezinin otoparkında yapılan gözlemler, polis
olmadığı zamanlarda insanların ancak başka park yerleri mevcut oldupğunda
engellilere ayrılan park yerlerine park etmediklerini göstermiş.)
“returnable beverage containers: an informal look,”
(bir pizzacıda gerçekleşen araştırma, insanların 5 sentlik depozito için boş
şişeleri geri getirmediklerini kanıtlamış.)
“shopping mall parking violations: an informal
look,” (sonuç: pahalı araba sahipleri ve ucuz araba sahipleri arasında engelli
sürücülerin arabalarına ayrılmış yerlere park etmek açısından bir fark yok.)
“stop-light compliance: another look,” (ilk
araştırmadan beri dur işaretine uymayarak trafik kuralı ihlalinde bulunan
sürücü sayısında %15'lik bir artış görüldü. sebepleri tartışıldı.)
“waiting times in physicians’ offices: an informal
look,”
“yielding the right of way: an informal look,”
“husbands with working wives: an informal look,”
(televizyondaki bilgi yarışma programlarına - mesela kim 500 milyar ister gibi
- çıkan evli çiftlerden %68'inin her iki eşin de çalıştığı çiftler olduğu
tespit edilmiş.)
“name recognition -- an informal look,”
“motorists’ use of sirens: an informal look,”
“opening an attaché case: an informal look,”
(ahahah)
“name recognition: another look,” (sonuçlar aynı
konudaki önceki araştırmasıyla benzerlk göstermiş. bahsedilen sonuçların
içeriğini bilemiyorum)
“misgivings about aids transmission: an informal
look,” (üniversite öğrencilerinin hastaneden yeni çıkmış bir aids hastası
tarafından pişirilmiş kurabiyeleri yemeye doktorlara nazaran daha yatkın
oldukları gözlemlenmiş.)
“queasiness: an informal look,”
“defining the supermarket ‘item’: an informal look,”
“exiting a building: an informal look,” (bu da
muhteşem gerçekten. deneklerin açık bir kapıdan dışarı çıkmayı kapalı bi kapıyı
açarak dışarı çıkmaya tercih ettikleri gözlemlenmiş.)
“exiting: another look,” (of of of)
“usage of cellular telephones: an informal look,”
“the lodging discount coupon: an informal look,”
“the attaché case combination lock: an informal
look,”
“color preference in sport shoes: an informal look,”
(5 işgünü boyunca bir tren istasyonunda gözlemlenen 1,937 kadından 659'unun
(%34) ve 2,794 erkekten 193'ünün (%7) spor ayakkabı giydikleri; bunlar arasında
da 659 kadının (%100) ve 152 erkeğin (%79) beyaz spor ayakkabı giydikleri
kaydedilmiş. bunun beyaz spor ayakkabıların daha çok tercih edildiğini mi,
yoksa tüketiciye sunulan seçeneklerin kısıtlı olduğunu mu gösterdiği
anlaşılamamış. kadınların daha çok spor ayakkabı giymesi, kadın iş
ayakkabılarının yürümek için erkek iş ayakkabıları kadar rahat olmadığına
işaret ettiği sonucu çıkarılmış.)
“the fruit and vegetable component of students’ diets:
an informal look,”
“taste preference for brussels sprouts: an informal
look,” (işte 1991'de trinkaus'u 15 dakikalık şöhretine kavuşturan çalışma. 442
işletme öğrencisi ile yapılan anketler, öğrencilerin %50'sinin brüksel
lahanasını sevmediğini, %40'ının bu sebzeye kayıtsız olduğunu - varlığıyla
yokluğunun farketmediğini -, %10'unun ise brüksel lahanasını sevdiğini
göstermiş.)
“contrasting departure service of commuter railroad
trains: an informal look,” (1 yıl boyunca yapılan gözlemler sonunda trinkaus'un
vardığı sonuç: değişik güzergahlardaki trenlere arasında müşteri hizmeti
bakımından kalite farkı mevcut.)
“stop sign compliance: a follow-up look,” (324
gözlem sonucunda, son araştırmadan beri dur işaretine riayet konusunda
ihlallerdeki artışın devam ettiği ortaya çıktı.)
“compliance with the item limit of the food
supermarket express checkout lane: an informal look,” j (sanırım trinkaus
çalışmaları arasındaki favorim: 15'er dakikalık 75 gözlem, müşterilerin sadece
%15'inin ekspres kasadaki ürün sayısı limitine uyduklarını ortaya koydu.)
“swimming laps: an informal look,” (kamuya açık
havuzlardaki gözlemler, yüzücülerin çoğunluğunun havuzun sığ tarafını terch
ettiklerini gösterdi.)
“wearing baseball-type caps: an informal look,”
(büyük bir şehrin merkezinde ve biri şehre yakın diğeri uzak 2 üniversite
kampüsünde yapılan incelemeler, şehir merkezindeki ve de şehre yakın kampüsteki
sübjelerin %40'ının, fakat şehre uzak kampüsteki sübjelerin sadece %10'unun
beyzbol şapkalarını ters taktıklarını ortaya koydu. bu farkın sebebi
anlaşılamadı.)
“television station weather-persons’ winter storm
predictions: an informal look,” (ilahi trinkaus)
“cable television home-shopping stations and
disabled persons: an informal look,”
“drop-in chapel attendance: an informal look,”
“some perceptions of shoppers about uncooked ground
beef: an informal look,”
“wearing baseball-type caps: another look,” (bu
sefer şehir merkezine yakın üniversitedeki beyzbol şapkasını ters giyme
oranında düşüş, şehir erkezine uzak üniversitedeki beyzbol şapkasını ters giyme
oranında ise artış kaydedilmiş, ilk araştırmanın sonuçlarının güvenilirliği
zedelenmiş.)
“the demise of ‘yes’: an informal look,”
(televizyonda sorulan “evet/hayır” sorularına verilen cevapların incelenmesi
sonucunda, ingilizce’de “yes”’in yerine “absolutely, exactly gibi sözcüklerin
kullanımında artış olduğu saptanmış.)
“stop sign compliance: a final look,”
“conversational usage of ‘integrity’: an informal
look,” (67 saat televizyon seyreden, ve bu sure zarfında “integrity” sözcüğünün
kullanımına sadece 7 kere şahit olan trinkaus, bu kullanışlı sözcüğün
popülerliğini yitirdiğine kanaat getirmiş.)
“an informal look at left-turning traffic,”
“gloves as vanishing personal ‘stuff’: an informal
look,” (eldiven kullanımında gözlenen düşüşün “kişisel eşyaların hazin akıbeti”
bağlamında incelenmesi. “eldivenlere ne oldu?” sorusuna cevap arayışı)
“stop sign dissenters: an informal look,” (minivan
süren kadınların “dur” işaretlerine % 1 oranında uydukları, ve bu konuda en
başarısız sürücüler oldukları kanıtlanmış.)
“left turning traffic procrastinators: another
look,” (birer saatlik 56 seans sonunda elde edilen veriler, ışık yeşil
olduğunda en öndeki arabanın sola dönme süresinin arkasında bekleyen araba
sayısıyla doğru orantılı olarak arttığını gösterdi. bu konuda da en başarısız
olanlar minivan süren kadınlar)
“blocking the box: an informal look,” (32 saatlik
gözlemler sonucunda dört yol ağızlarında keişme noktalarını tıkamamak,
geçişlere izin vermek konusunda da en çok trafik ihlalini minivan kullanan
kadınların gerçekleştirdiği ortaya çıktı. (ben trinkaus’un eski karısının
minivan sürdüğünden şüpheleniyorum. garezi var belli ki.)
“compliance with the item limit of the food
supermarket express checkout lane: another look,”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder