13 Aralık 2015 Pazar

Poshlust

genel kabul görmüş yazılışıyla poshlust, fakat daha doğru bir transliterasyon ile poshlost (poşlost şeklinde okunur), ne türkçe'de, ne ingilizce'de, ne de sular seller gibi konuştuğum diğer 8 dilde karşılığı olmamasına hakikaten üzüldüğüm rusça bir kelimedir; rus olma veya rusça öğrenme şansını yakalayamamış kitlelerin dillerine (ve bazılarının gönüllerine) nabokov tarafından sokulmuştur, bundan ben diyeyim kırk, siz deyin elli yıl önce..ben ise azar nafisi'dan öğrendim, reading lolita in tehran isimli enfes kitabında..

her türden bayat, basmakalıp, eskimiş, ucuz hissiyatı; adi, sefil, içi boş düşünce ve sözleri tanımlayan bir kelime, ölesiye klişe fikirlerle, içtenliksiz davranışlarla hayatını idame ettirmekten gocunmayan - gocunmak ne kelime - bundan gurur duyan ve hatta matah bir şeymiş gibi sunan insanlara taktığımız bir sıfattır poshlust. birbirinden oldukça farklı görünseler de cehalet, müptezellik ve philistinism ortak paydasında buluşan birçok kavramı ve insanı bir araya getiren, sımsıkı kucaklayan, bağrına basan bir sözcüktür. sosyoekonomik durumdan, eğitimden, hayat şartlarından, güçten veya güçsüzlükten bağımsız bir kokuşmuşluğu, sahteliği dile getirir. edebiyatta örneklerini ararsanız, hamlet'in polonius'u (ve de kral-kraliçe çifti), james joyce'un marion bloom'u, anna karenina'nın kocası, savaş ve barış'taki berg karakteri örnek gösterilebilir(miş. hepsini okumadım bu kitapların, yanlış bir izlenim yaratmayayım.)

bakın, the paris review'a 1967 yılında verdiği bir röportajda, poshlust hakkındaki bir soruya cevaben neler neler demiş nabokov, ben de burada boşu boşuna nefes tüketiyorum: "...bayat duygusallıklar, kaba saba klişeler, philistinism'in her türlüsü, taklitlerin taklitleri, sahte* özlü sözler, derinlikten yoksun derinlik çabaları, çiğ, moronik, namussuz pseudo-edebiyat... bunlar çok bariz örnekler. günümüz yazı dünyasında poshlost örnekleri bulmak için, freudyen sembollere, meymenetsiz mitolojilere, toplumsal meseleler hakkındaki sığ yorum ve eleştirilere, hümanistik mesajlara, siyasal alegorilere, sınıf ya da ırk konularındaki aşırı ilgi ve hassasiyete, ve de gazetecilik dünyasında kullanılagelen genellemelere bakmamız icap eder. poshlost kendisini, "amerika'nın da sovyetler birliği'nden bir farkı yok canım" veya "hepimiz almanya'nın suçunu paylaşıyoruz" türünden görüşlerde gösterir." [2. dünya savaşı sonrasında konuşuyor nabokov, soğuk savaş'ın en soğuk günleri..]

dünyayı yok et butonu olsa, cyrano'dan bile atik davranıp (#527803) tereddütsüz basmama sebep olacak olan hemen hemen tüm çiğlikleri ve sefillikleri bünyesinde barındırabilmiş bir kavrammış bu poshlust.

şu entryi yazma sürecinde bile poshlust örnekleri düşünürken, kendi hayatımda, kendi benliğimde gözüme çarpan poshlustlıkları tek tek sayarken öylesine daraldım ki, "size poshlustsuz günler dilerim" kadar berbat bir cümleyle entryi sonlandırmakta bir beis görmüyorum ihvanlar.

durun durun, daha berbatını da buldum galiba:

"poshlust yağmurlarında şemsiyesiz kalmamanız dileğiyle!"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder