ümraniye’den
hale, jale ve lale soruyorlar: peki eğer “hot hand phenomenon” bir yanılsama,
insanlarda rastlantı algısının bir azizliği ise, niçin bu kadar çok insan
varlığına inanıyor o zaman? insanoğlunun olmadık yerlerde bir düzen görmeye,
bir pattern çıkartmaya olan yatkınlığını bir kenara bırakırsak, kısaca şu
sebeplerle yanılıyor algımız: öncelikle, insanların beklentileri, inançları ve
şartlandırılmışlıkları, gördüklerini nasıl yorumladıklarını fena şekilde
etkiliyor. misal, anlık özgüvenin bir sporcunun performansını belirgin bir
şekilde etkileyeceğine inananlar, zaten isabetsiz atış/vuruşları yine isabetsiz
atış/vuruşların takip etmesini bekliyor, o yüzden de isabetli ve isabetsiz
atışlarda kümeleşme gözlemlemeye zaten dünden hazır oluyor. bu sebeple de arka
arkaya başarılı (veya başarısız) atışlar hatırlanırken, diğer random diziler
unutulup gidiyor. ve mesela son üç atışı basket olmuş bir basketbolcunun
dördüncü atışı potanın içinden dönerse seyirci bunu “girdi sayılır” şeklinde
arşivlerken, son üç atışını kaçırmış basketçinin aynı şutu “oha, top girdi
çıktı, hakkaten bugün hiçbiri girmiyor” şeklinde yorumlanıyor. ikinci olarak,
zaten insanların rastlantı ve şans sezgileri felaket (benim değil ama). mesela,
insanlar yazı-tura oynadıklarında, yazı ve tura arasında neredeyse sürekli bir
dönüşüm bekliyorlar, yani “yazı-tura-yazı-tura-tura-yazı” gelmesini normal
karşılarlarken, aynı derecede olası olan “yazı-yazı-yazı-yazı-tura-tura”
sekansı bir tuhaf gözüküyor gözlerine (bana hiç tuhaf gözükmüyor halbuki),
bunun adına da “kümeleşme iluzyonu” deniyormuş psikolojide, şimdi öğrendim.
halbuki, 20 kere yazı-tura atıldığında, 4 kere arka arkaya yazı gelme ihtimali
%50dir (aynı ihtimal 5 kere için %25, 6 kere için %10), yani böyle bir
kümeleşmede garipsenecek hiçbir şey yoktur. aynı şekilde, ortalama %50 şut
yüzdesiyle oynayan bir basketçinin 20 şut çektiği bir maçta 4,5 veya 6 şutun
arka arkaya isabetli olması da gayet doğaldır, o oyuncunun michael jordan’a
dönüştüğünü göstermez hiçbir şekilde. (tabii, madalyonun diğer yüzünü de unutmamalı,
aynı oyuncunun bir maçta arka arkaya 6 atış kaçırması da garipsenmemelidir,
antrenörün “bir şut daha çekersen o basket topunu alır….” gibi cümleler kurması
hiç yakışık almaz.)
bu kadar laf
kalabalığı yaptım, bakalım kelamımı anlatabilmiş miyim: diyelim ki geçen gün
oynadığım nba maçında 21 şut çekmişim ve isabetli/isabetsiz şutlarım şöyle
sıralanmışlar:
oxxxoxxxoxxoooxooxxoo
sorarım size,
“streaky” (bu sözcüğün türkçesini bulamıyorum bir türlü, sizing aklınıza
geliyorsa mesaj atıp bana da bildirir misiniz lütfen) bir performans göstermiş
miyim bu maçta? yani isabetli ve isabetsiz şutlarımda bir kümeleşme var mı
sizce? amos tversky bu soruyu bir deneyde sormuş, ve deneklerin %62’si “evet,
bir kümeleşme mevcut, isabetli atışları isabetli atışlar takip etmiş,
isabetsizleri de isabetsizler.” şeklinde cevaplamışlar. halbuki tamamen random
bir dizi bu, ve hiçbir kümeleşme yok, zira aynı sonucu veren ardışık şutların
(oo veya xx) sayısı farklı sonuç veren ardışık şutların (ox veya xo) sayısına
eşit.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder