hisse senetleri ve şirketler için kullanıldığında
"güvenilir", "sağlam", "fazla risk taşımayan",
"arnold'un* conan filmindeki haline benziyor maşallah" gibi anlamlar
taşıyan bu terimin kökeni poker oyununa dayanır. poker oyunu ilk icat
edildiğinde (tam olarak ne zaman icat edildiği bilinmiyor ama poker sözcüğünün
ingilizce'ye girmesi 1840'lara tekabül ediyor. misal, benim büyükbüyükdedem
1846'da "poker ata sporudur." yazmış günlüğüne), poker fişleri* üç
renk olurlarmış: beyaz, kırmızı ve mavi.* genellikle beyaz fişler $1, kırmızı
fişler $5, mavi fişler de $10 yerine geçerlermiş. niçin mavinin en değerli
fişlere verilecek renk olarak seçildiği de meçhul, fakat mavinin kraliyet ve
aristokrasinin rengi olmasıyla bir ilgisi olabilir sanırım (avrupa'da
asilzadelere, soylu sınıfının mensuplarına blue blood denildiğini, mavi boyalı
kumaşın da antik devirlerde ve ortaçağ'da sadece kraliyet ailelerince
kullanılabildiğini hatırlayalım ve devam edelim.)
kökenbilimcilere* göre, blue chip terimi hisse
senetleri ve temsil ettikleri şirketler bağlamında ilk olarak 20. yüzyılın
başlarında kullanılmış. en ilk kullanımınındow jones industrial average'ın 100
seviyesine ilk ulaştığı 1904 yılına tekabül ettiği tahmin ediliyor, böyle
şeyleri tahmin etmekle yükümlü araştırmacılar tarafından. bu arada o zamanlar
hisselerinin fiyatları dow jones endüstriyel endeksi'nin hesaplanmasında
kullanılan şirketler arasında artık maalesef aramızda bulunmayan american
smelting & refining, colorado fuel & iron, and u.s. leather gibi
şirketler varmış. inanır mısınız, koskoca "american smelting &
refining" kapitalizmin çarklarında eridi gitti. hey gidi...
neyse efendim, konuya dönecek olursak, 1920'lerde -
prohibition* döneminde - amerikan halkının eğlence için kağıt oyunlarına ve
kumara yönelmesi, ve buna müteakip pokerin de popüleritesinin artmasıyla
beraber, bahis miktarlarında da gözle görülür bir yükseliş gözlenmiş
("gözle görülür bir şey gözlenmesi"...bravo pipo), ve de poker
oyunlarında farklı renklerde ve daha değerli fişler kullanılmaya başlanmış.
genellikle siyah fişler en yüksek değerli fişler olarak seçilse de, bazı
kumarhaneler de kahverengi fişleri "fişler kralı" ilan etmişler. yani
eğer bu terim 1904 yerine 1920'lerde ortaya çıksaydı, bugün en değerli, en
güvenilir şirket ve hisse senetlerine "brown chip" takma adıyla hitap
edecektik. kahverengi adını verdiğimiz rengin terbiyesiz çağrışımlarının
farkında olduğunuzu varsayıyorum ve de "ahah, bok hissesi" olarak
özetleyebileceğimiz bariz espriyi yapmadan hemen susuyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder